Kolojen Nedir? Vücuda Nasıl Tedarik Edilir?
Kolojen; bedenimizin kemik, kıkırdak, bağ doku gibi bölümlerinde yer alan yapısal bir proteindir. Toplam vücut proteinlerinin üçte birini oluşturmaktadır. Kolojen vücut elastikiyetini, dayanıklılığını ve yapısını oluşturan temel bir proteindir. Gebeliğin 6.haftasından itibaren başlar ve yaş ile beraber %1-1.5 oranında yenilenme yeteneğini kaybeder. Ancak yaşam süresinde yanlış beslenmemize veya yaşam alışkanlıklarımıza bağlı olarak bu yıkım daha hızlı gerçekleşebilmektedir.
Bunları şu şekilde sıralayabiliriz;
- Sık alkol tüketimi ve sigara kullanımı
- Yetersiz protein alımı, sebze tüketimi veya yüksek şeker ve unlu mamüller içeren besinlerin sık tüketilmesi
- Yetersiz uyku ve kısıtlı hareketliliğe bağlı olarak geliştirilen yaşam alışkanlıkları
- Güneş ışınlarına sık maruziyet
- Menapoz dönemine girilmiş olması
Bu sebeple daha sağlıklı, güçlü bir cilt ve eklem yapısı için kolojen yapımızı koruyucu önlemler almalıyız. Benim bugün sizlere bahsetmek istediğim beslenme kaynaklı olarak nasıl kolojen alabiliriz ? Var olan kolojenimizi beslenme kaynaklı olarak nasıl koruyabiliriz ?
Kolojeni alabileceğiniz kaynaklar özellikle sert bağ dokusu içeren rosto, biftek gibi et ürünleri veya sakatat olarak tanımladığımız beyin, böbrek, ciğer ürünleridir. Bunları doğru pişirme yöntemleri ile porsiyon kontrolü yaparak tüketebilirsiniz.
Bir başka kolojen kaynağı ise balıklardır. Balıkların özellikle kılçık ve pul gibi bölümlerinde yoğun olarak kolojen bulunmaktadır. Tatlı veya tuzlu su balıklarından özellikle derisini de tüketebileceğiniz balıklar tercih ederseniz çok daha etkili olacaktır. Ayrıca sığır kaynaklı kolojen içeriklerinin hastalık riski taşıyabileceği düşüncesi daha çok balık kolojeni alınmasına yönlendirmiştir.
Et suyu da yine kolojen içeriğini sağlayabileceğiniz besin gruplarından biridir. 4-24 saate kadar kaynatma sonucu elde edilen yapıdır. Ancak çok fazla tüketiminden doymuş yağ içeriği sebebiyle kaçınmamız gerekir. Bu besin içeriği yüksek enerji sağlayarak kilo alımına veya kalp damar sağlığınızı bozmaya sebep olabilir.
Var olan kolojen miktarının korunması ve yeni oluşan kolojenin desteklenmesi içinse mutlaka yeterli C vitamini tüketilmelidir. Örneğin kışın portakal, mandalina veya greyfurt tercih edilebilirken yazın çilek, böğürtlen, ahududu iyi birer C vitamini kaynağı olarak kullanılabilir. Mutlaka yeterli miktarda protein aldığınızdan emin olmalısınız. Çünkü kolojenin yapısını amino asitlerden oluşmuş sarmal zincirler oluşturmaktadır. Yeterli ve dengeli hayvansal ve bitkisel protein almaya özen göstermelisiniz. Tabi ki porsiyon kontrollerini çalıştığınız uzman diyetisyenden öğrenerek tüketmeniz gerekir.
Kolojen takviyeleri ile de bu süreç desteklenebilir. Ancak mutlaka uzman önerisi ile kullanılmalıdır. Eklem ve kemiz hastalıklarında önerilmekte, cilt üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır fakat yapılan çalışmalar özellikle tümör geçmişi olan bireylerin kullanırken dikkatli olması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca bilinçsiz tüketime bağlı olarak yüksek miktarda alınabilecek protein miktarının bağırsak sağlığını bozarak burada istenmeyen bakterilerin üremesine sebep olabileceği vurgulanmıştır.